Amiga 500 devriminin ardindan bu hobimin ustune gittim. Bir yandan gitarimi gelistirirken, bilgisayarla altyapilar hazirlamaya devam ettim. Ilk mutevazi 'home studio'mu, 1989'da, Amiga 500'u MIDI araciligiyla Casio CT 670 klavyeme bagladigim gun kurmus oldum. Bilgisayara ilk kisa kayitlarimi da (sample recording) yine bu donemde yaptim. Bundan sonraki donemlerim, canli enstrumanlari bilgisayara kayit etmek; sequencer, soft synth, wave editing gibi yazilimlari takip etmek, ogrenmek ve uygulamakla gecti. 18'li yaslarda bar ya da album gruplarinda gitar, klavyeli calgilar ve bass calmaya basladim. 20'li yaslarda hobi olarak surdurdugum muzige devam ederken okudum ya da farkli islerde calistim; yayincilik, satiscilik, web tasarimciligi vs. 2000'li yillarda, Fuad Abdullah'la profesyonel calismaya basladim. Timur Celikyay ve Fuad Abdullah'la birlikte kurdugumuz sinerji artarak daha basarili ve nitelikli islere imza atmamizi sagladi. Muzik benim icin her zaman sihirini koruyor; ozellikle polyrhitmic, elektro-akustik, zaman zaman funk ve tabi ki 80'ler! Yakin donemlerde daha cok ortaya cikmaya baslayan, Elektronik / Akustik sentezli soundlara sahip tum grup ve muzisyenleri takip etmeye calistim. Muzikten soz ettigimiz noktada belli bir tarz tercihim yok, ancak ekol olmus kitsch muziklerin disindaki tum 'kitsch'lerden uzak durdum. Birebir yapilmis 'cover' muzikleri dinlemekten kacinirim. Kotu muzigin, onu yuceltenler tarafindan hizla yok eldildigine, dolayisiyla iyi bir ekosistem kurulduguna inaniyorum. Istanbul'da muzik yapan insanlarin, bu sehre ozgu soundlari ve tarzlari olusturacak bir olgunlasmaya gidecekleri inanci icindeyim. Ben de bu yolda kendime ait bir yer edinmeyi amacladim: Yaptigim beste, duzenleme ya da yapimlarda 'sablon' kopyadan kacinip, imzami dogru yere atmayi seviyorum. Muzikte sinerjiye inaniyorum. |